Elbiselerle Yaşayan Bir Ev

House of dots Fransız butik bir marka. 70ler’in moda akımına yakışır bayan elbiseleri tasarlıyorlar. Rengarenk bu elbiseleri ev hamınlarının konseptlerine oturtarak farklı bir tarz yaratmışlar. yani o elbiseleri giyen kadınlar yollardaki büyük afişlerdekilerden çok farklı. ellerinde evrak çantaları ve fönlü saçlarıyla havalı bir şekilde yürümüyorlar ya da milyon dolarlık bir teknenin güvertesinde kusursuz vücutlarını dinlendirmiyorlar.

Elbiseleri giyen kadınlar ütü yapıyor, çamaşır asıyor ve bebek bakıyor! Yani sıradanlığın muhteşem inandırıcılığı ve samimiyet içinde gerçek alıcıları temsil ediyorlar.

Elbiselerin üreticisi Poppelolli ise sadece elbiselerde değil evindeki tarzında da nostaljik ve farklı bir hava estiriyor.

Özellikle çocuk odası ve koridorlarda küçük kızı için diktiği elbiseleri duvarlarda sergilemeyi tercih etmiş. Ayrıca birçok odada kullanılan komidin ya da konsolun kapakları duvar kağıtlarıyla kaplanmış ya da renkli bezlerle kapatılmış.  Pastel renklrin tercih edildiği evde, bu yumuşaklığın tonlarında olan herşey kullanılmış ve uyum hiç bozulmamış.

Perdelerin büyük bir çoğunluğu Ikea’nın kumaşlarından dikilmiş. Genel olarak duvarkağıdı kullanılmamış, sadece yatak odasının bir duvarı bu şekilde kaplanmış.

Eski ev üç katlı olmasına rağmen dar bir kullanım alanına sahip. Bu nedenle salonda ve yatak odalarında fazla eşya yok. Merdivenin aşağıya uzandığı salon evin kalbi sanki. Burada yemek yeniyor, dinleniliyor ve hatta bazı elbiseler bile burada dikiliyor.

İzleyenler bilir, bir zamanlar hayranı olduğum Şehnaz Tango dizisinde, Şehnaz’ın salonunda duran Rukiye’nin bir benzeri de bu evde arz-ı endam ediyor.

Evin detaylı fotoğraflarını görmek için lütfen tıklayın.

Tags: , , , , , , , , , , , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Haydi sende yorumla.